Altın ithalatında patlama… Yüzde 336 artış

Mart verilerine göre dış ticaret açığındaki hızlı artış durulma işareti verdi. Artış ithalatta yüzde 4.2’ye inerken, önceki ayın deprem etkisini üzerinden atan ihracatta yüzde 4.4 oldu. Dış ticaret açığındaki hızlı büyüme de yüzde 3.7 ile sınırlı kaldı.

Habertürk’ten Abdurrahman Uzun’un aktardığına göre Mart ayında ithalatın hızını azaltan en önemli kalem ise enerji ve altın oldu. Enerji ithalatının düşmesinde petrol ve özellikle doğalgaz fiyatlarının gerilemesi başrolü oynarken, geçen yılın mart ayında 8.4 milyar dolarlık ithalat tutarı bu mart ayında yüzde 28 azalışla 6 milyar dolara indi.

Altın ithalatı ise ocak ve şubat aylarındaki 4-5 katlık artışlar yerine mart ayında artmaya devam etti ama artış hızı yüzde 58 oranında kaldı. 1.3 milyar dolarlık aylık altın ithalatı martta 2 milyar dolara çıktı. Rakam şubat ayında 4.4, ocak ayında 5.2 milyar dolardı.

Abdurrahman Uzun şunları yazdı:

Turizm ve düğün hareketlerinin normalde yılın en düşük düzeyine indiği kış sezonunda altın ithalatındaki sıçrama oldukça dikkat çekici.

Yılın ilk üç ayında altın ithalatı 2022’deki 2.6 milyar dolardan 2023’te 11.5 milyar dolara yükseldi. Artış oranı yüzde 336 gibi çok yüksek düzeyde. Gidiş böyle sürecekse vay halimize, yıllık bazda 45 milyar doları bulan ithalat rakamı söz konusu olur.

Bu açıdan ithalatı yükselten talebin nereden kaynaklandığı, talebin sürüp sürmeyeceği önemli.

Bitişikte yer alan Ticaret Bakanlığı’nın tablosundan görülebileceği gibi, 2021 yılında 7.1 milyar dolarlık altın ithalatını 2022’de 23.4 milyar dolarlık ithalat izledi.

2021’de pandemi etkisinden dolayı düğünler de, turizm de azdı. Geçen yıl ise her ikisinde yüksek artışlar yaşandı. Nitekim altın ithalatı da üç kattan fazla arttı.

Uzun vadede ortalamalara göre Türkiye aylık 1.3 milyar dolarlık, yıllık 15-16 milyar dolarlık altın ithalatı yapıyor. Son iki yılın ortalaması olarak bakıldığında hesap tutuyor.

Farklı olan 2023 yılı ithalatı. Çünkü gidiş böyle sürecekse normal yılların üç katına çıkılması söz konusu olacak ki, sürdürülebilir değil.

ŞİRKETLER DÖVİZ YERİNE ALTIN MI ALIYOR

Altın talebinin nereden geldiği konusunda ise sorgulamamız sonucu karşımıza şirketler çıktı. Talepteki olağanüstü artış şirketler kaynaklıymış.

Seçim yılı, seçim sonrası döviz likiditesinin azalacağı ve kambiyo kısıtlamalarının gündeme gelebileceği korkusuyla bazı şirketler döviz yerine altın tutma eğilime geçmiş.

Tabi bu durum bilançolarda gösterilir mi ya da nasıl muhasebeleştirilir, bakacağız.

Ama gerçek durum bu ise başkanlık ve iktidar adaylarının, siyasi partilerin seçim sonrası ekonomi politikalarını netleştirmesi, beklentileri ve seçim sürecini yönetmek açısından isabetli olur.

İş dönüp dolaşıp en başta faizin piyasa şartlarında değil kamunun gücüyle suni bir dengede tutulmasına, cumhuriyet tarihinin en derin negatif faiz uygulamasına geliyor.

Faizden başlayan dengesizlik döviz kuruna, altın ithalatına ve dış denge bozulmasına, şirketler bilançolarına, likiditeyi tutma araçlarına kadar bir sürü davranış değişikliğine yol açıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir